taharet muslugu

canım türk analarının yüzyıllar önce başlatageldiği bir görenek olsa gerek, yıllar yılı önce orta asya ve sonrasında anadoluya gark olmuş toplumumuzun "etme eşşekle muhabbet küstürürsün silme taşla götünü çizdirirsin" sözünün yazıtlara geçmesiyle birlikte ulan buna bir çare bulup götümüze su sepitelim diyerek ivedilikle icad ettikleri bir musluk biçimidir.
her ne kadar alaturka tuvaletlere has olmayan bir icat ise de meydan veya benzinci tuvaletlerinde sağ taraftaki musluğa takılan eşşeen zki kadar bir hortumu götünüze doğru eriştirmek suretiyle de kıç temizliği sağlıklı olarak icra edilebilir.

güzelim türkiye'mizde zçtıktan sonra götünü yıkamadan kalkan insana pek rastlanmaz, avrupa şehirlerinde günübirlik veya birkaç haftalığına konaklayanların ellerinde 1,5 litrelik pet şişelerle dolaştıkları da içler acısıdır. hatta apansızın tuvalete girdikten sonra sağ el yordamıyla musluk arayan kişilerin yüz ifadesi de görülmeye değerdir. bu alışkanlık sadece bize mi aittir pek bilinmez, ben götümü yıkıyorum öyleyse varım lan diye de bir nida descartes'e doğru atılabilir.
bir başka açıdan bakılırsa bu alışkanlık islamın kabulunden sonra mı götümüze yaklaşmıştır yoksa türk göreneklerinde ezelden beridir var mıdır bilinmez ama inanışın ibadete dönüştürülmesi esnasında temiz olmak diye de bir kavramı hayata geçirmek için şarttır. anne ben tuvaletten şimdi çıktım ama yıkamadım ne güzel diyen kişiye pek rastlayamazsınız.
taharet musluğuna veya kıç yıkama olayına avrupai yaklaşımlar elbette olacaktır, ulan onlar götünü yıkamıyo bizde yıkamıyalım zengin ve çağdaş olalım veya olm bana bak kıç çamurluysa türk ve müslümanmışız hadi bugünden itibaren yıkamıyalım lan diyenlere de rastlanabilir.
öte yandan avrupadaki veya diğer ülkelerdeki kıç yıkama alışkanlığının zçtıktan sonra banyoya girip kıç uzvunu belden aşağı pirü pak edercesine gıcır gıcır yıkadıkları da söylenir ama her zçılan yerde banyo var mıdır muammadır ?

big tits

<bkz: yastık>

alevilerin para ile imtihani

aleviliğin farklı bir dinmiş gibi algılanması ve müslümanlıktan arî bir inanış gibi gösterilmesi gibi çabalarda bulunan sözümona hıristiyanlığı mesken tutma yolunda bu ve buna benzer sitelerde "fikir özgürlüğü" adı altında bir şeyler çızıktırmaya çalışan, esasen topluma nifak tohumları serpiştirmeyi ilke edinmiş bazen "uyanın sizi kandırıyorlar", "ben size bilgi veriyorum", "70 milyonun içinde bir tek ben akıllıyım", "bakın sizden farklıyım kur'ana ve peygambere sağlam sövüyorum değil mi? hebele hübele" farklıyım ve farklılık adına bunları yaparsam iyi hatun düşürürüm" cihetinden kendisini ille de marjinal bir jenerasyonun başı gibi nitelendiren kişilerin içine düştüğü durumu bundan önce http://www.lafmacun.org/entry/726590 başlığı altında incelemiş ve http://www.lafmacun.org/entry/727035 bu entryde de alevi dostlarımızı göğe çıkartmıştık.

şimdilerde ise suya sabuna dokunmadan yine kılavuzu kur'an olan kişilere aptal, salak, ahmak gibi lafları sarfederek farklı gözükmek veya ulan bizim köye cami yerine kilise yapsanız daha iyi türevindeki dizeleri yine sarfetmeye çalışan ve yukarıda betimlenen insancık tiplemesine kendi yazarları tarafından "sinsi olmayın biz 40lar meclisindeniz" dercesine sert üsluplu bir yazı yazılmıştı.
hatırlatırız.


pir sultan abdal dernekleri başkanı, kazım genç aniden; "biz aleviler müslüman değiliz" demişti.. açıklamanın perde arkasındaki gerçek gün yüzüne çıktı: 5 milyar euro...

alevi yazar reha çamuroğlu, aleviliğin islâm dışı ayrı bir din olduğunu söyleyenlerin avrupa birliği'nin fonlarından para almak için böyle davrandıklarını vurgulayarak, "bazı kendini bilmezler tarafından aleviliğin ayrı bir din olduğu söyleniyor. bu insanların maddi ilişkileri araştırılmalı ve açıklanmalıdır. devletimizin yetkili organları bütün bunları biliyor ve artık bunlar kamuoyuyla da paylaşılmalıdır" dedi.

amaç birliği tahrip etmek

çamuroğlu, şunları söyledi: "alevilik bu coğrafyanın, bizim kültürümüzün, zenginliklerimizin yüzyıllardır varolan bir parçasıdır. aleviliğin önemli bir özelliği, islâm ümmeti içindeki tartışmalarda; bunlar yer yer çatışma ve tenkit şekline de bürünmüş olsa, dini ibadetlerden ibaret gören anlayışların baskılarına rağmen hiçbir zaman dinleri ile aralarına bir soğukluk sokmamıştır. bütün cem ayinlerinde nur sûresi'ni baştan sona okuyan alevi dedelerine mi anlatılmak isteniyor alevilerin islâm dışı olduğu? peki bu görüşleri savunan insanlar bütün bunları bilmiyorlar mı? yani cem ayinlerinde nur sûresi'nin okunduğunu bilmiyorlar mı? eminim biliyorlar. dertleri zannediyorum dünyada yaygınlaşan islâm düşmanlığına katkı sağlamak. amaçları kendilerini islâm düşmanlarına uygun bir partner olarak sunmak. birliğimizi tahrip etmek."

hıristiyan yapılmak istendiler

aleviler üzerinde misyonerlik faaliyetlerinin de arttığına dikkat çeken çamuroğlu, "aleviler bunu tarihlerinde de yaşadı. türk milleti bunu tarihte gördü. birinci dünya savaşı yıllarında ve onun öncesinde güneydoğu ve doğu anadolu'da alevi aşiret reislerine altınlar götürülerek kendilerini hıristiyan olarak tanımlamaları istenmişti. bir iki kendini bilmez, zamanında hıristiyan olduklarını, ancak sonradan dönüp alevi olduklarını o dönemde de söylemiştir. ama bunlar büyük bir yalnızlığa gömülmüşlerdir. kimse peşlerinden gitmemiştir. rus orduları tunceli'ye gelip dayandığında tunceli halkı ruslara karşı savaşırken, birkaç işbirlikçi aşiret reisi dışında kimse müslümanlığını sorgulamamıştır. bugün insanların vicdan özgürlükleri elbette vardır. inanç özgürlükleri elbette vardır. ama vicdanlar ve inançlar cüzdan karşılığında değişiyorsa, maddi çıkar karşılığında değişiyorsa, başka şeylerin sorgulanması gerekiyor. çünkü bu tartışmaları ben dinsel bir tartışma olarak görmüyorum. siyasal bir tartışma olarak görüyorum" diye konuştu.

maddi çıkar ilişkileri var

avrupa birliği'ne üyelik sürecinde bazı çevrelerin alevilere yönelik planlarının artış gösterdiğini dile getiren çamuroğlu, "medeniyetimize ve islâm dinine yönelik bir saldırıyla karşı karşıyayız" dedi. çamuroğlu, ab fonlarından pay almak isteyen bazı alevi grupların aleviliği islâm dışı gösterdiğini belirterek, şunları söyledi: "ab'den fon alabilen şahıslar iki elin parmağı kadardır. ana fonları bir elin parmağı kadar insan dağıtır. bir uyduruk internet sitesine 600 bin dolar veriliyorsa, burada bir çıkar ağı örülmüş demektir. bu çıkar ağının çözülmesi gerekir."

çamuroğlu, alevileri, beşinci kol faaliyetinde kullanmak isteyen dış çevrelerin olduğunu kaydederek, "bir zamanlar lübnan dürzileri, israil dürzileri üzerinde denedikleri gibi, türkiye'de de alevileri bir beşinci kol haline getirmeye çalışanlara alevilerin asla izin vermeyeceğini düşünüyorum. buna asla izin vermeyeceğiz" şeklinde konuştu.

alevi canlar bu kapitalist ve işbirlikçilerin oyununa gelmemelidir. kendilerini türk toplumundan soyutlayıp sanki azınlıkmış gibi gösterilmesine en sert tepkiyi yine kendileri vermelidir. yıllarca aleviler üzerinde bu ülkede oyunlar oynandı. "kızıl-komünistler" "dinsizler" diye büyük bir çoğunluğu sünni olan toplum alevilere karşı kışkırtıldı ve bunun acılarını hep birlikte yaşadık. şimdi bu imtihanı geçme zamanıdır. aleviler azınlık veya farklı bir etnik değil bizzat türk milletinin en temel taşıdır ve öyle olduğunu da herkese göstermelidir; tarihte gösterdikleri gibi..

alevi yazar <bkz: reha çamuroğlu>

kisiler arasi cekicilik

kişiler arası çekicilik

psikolojide “çekicilik” ya da “kişilerarası çekicilik” şeklinde kavramlaştırılan ve bir bireyin diğer kişilerle bir arada olmayı tercih etme eğilimi günlük dilde sevmek, hoşlanmak, beğenmek gibi farklı sözcüklerle ifade edilmektedir. çekicilik terimi, bir bireyin başka bir birey hakkında olumlu duygu ve değerlendirmelere sahip olma eğilimidir.

çekicilik olumlu duygu ve değerlendirmeleri işaret etmekle birlikte, temelde yatan duyguların türü dikkate alındığında sevgi, saygı ve aşk olmak üzere üç farklı tür çekicilikten söz edilebilir. bazı araştırmacılar kişiler arasındaki çekicilik türlerini ve çekicilik sürecinde yer alan ilişki biçimlerini sınıflandırmışlardır. sevgi aynı cinsiyetten, aşk ise genellikle karşı cinsiyetten olan kişiler arasında yer alan çekicilik türleridir ve aynı cinsiyetten olan kişiler arasındaki ilişkiler arkadaşlık, kan bağı ya da görev arkadaşlığı; karşı cinsiyetten olan kişiler arasındaki ilişkiler arkadaşlık, aşk, evlilik, evlilik dışı ve eşcinsel ilişkiler olarak birbirinden ayırt edilmiştir.

çekicilik konusunda iki bireyin birbirini neden çekici bulduğunu ya da hangi koşullarda çekici bulacağını açıklayan bir çok kuram geliştirilmiştir. çekiciliğe ilişkin görüşlerden bazılarında, tutum benzerliğinin çekiciliği arttırdığı, bir başka deyişle aynı görüş- düşünce ve değerleri paylaşan kişilerin birbirlerini çekici buldukları ifade edilir. bazılarında ise, birbirine zıt kişilik özellikleri olan bireylerin ihtiyaçlarını karşılıklı olarak tatmin ettikleri için birbirlerini tamamlayıcı bir nitelik gösterdikleri ve bu tamamlayıcılığın kişiler arası çekicilikte belirleyici olduğu üzerinde durulur.

çekicilikle ilgili görüşlerde benzer düşünce, görüş ve değerleri olan, aynı tutumları paylaşan kişilerin birbirlerini çekici algılayacağı ya da çekiciliğin birbirlerine zıt özellikleri olan kişiler arasında ortaya çıktığı ileri sürülmektedir.

cinsiyet rolleri ve çekiciliğe ilişkin araştırmalarda ise toplumsal cinsiyetlerine uygun rolleri yerine getiren ve getirmeyen kişilerin ne ölçüde çekici algılandıkları incelenmiştir. yazılı kaynaklarda kadınla erkeğin anatomi ve üreme ile ilgili işlevlerini ölçüt alarak yapılan ayrım “cinsiyet” (sex) diye tanımlanırken, davranışlara- dış görünüme bağlı ayrım “toplumsal cinsiyet” (gender) olarak ifade edilmektedir ve kişilerin birini çekici algılamaları, onun üreme işlevleri-fiziksel anatomisinden çok, kadınsı mı erkeksi mi olduğuna ilişkin toplumsal rollerine dayanmaktadır.

toplumsal cinsiyet kişinin kendisi ve başkalarıyla ilgili bilgi süreçlerinde önemli bir etkendir ve kişinin kadın ya da erkek olarak değerlendirilmesini cinsiyeti, toplumsal cinsiyetine uygun özelliklerinin sayısı ve duygularının niceliği belirler. kişilerden toplumsal cinsiyetlerini yansıtan gözlenebilir belirtilere sahip olmaları beklenir ve söz konusu belirtiler kişinin kadınsı mı yoksa erkeksi mi olduğu konusunda bilgi verici bir nitelik gösterir. kişiler birini değerlendirirken kadınlarda kadınlığı, erkeklerde de erkekliği belirleyen sosyal rollerin ne ölçüde yerine getirildiğine dikkat ederler. insanlar belirli özelliklerin sadece kadınlara ya da sadece erkeklere ait olduğunu varsayma eğilimleri doğrultusunda kişisel özellikler, görevler ve davranışlarla toplumsal cinsiyet arasında ilişki kurarlar.

toplumsal cinsiyetlerine uygun sosyal rolleri olan kişiler ise, diğer bir deyişle kadınsı kadınlarla erkeksi erkekler, erkeksi kadınlarla kadınsı erkeklerden daha çekici algılanmaktadır. diğer yanda kadınsı olarak algılanan erkekler, hem kadınlar hem de erkekler tarafından hoşlanılmayan kişiler şeklinde tanımlanmaktadır. geniş çaplı araştırmalarda tanımlamış görevlerde güçsüz-yetersiz olarak algılanan kadınların, güçlü-yeterli görünen kadınlardan daha kadınsı ve çekici algılandığı, diğer yanda sert, soğuk, zeki şeklindeki özelliklerle tanımlanan erkeklerin, bu özelliklere daha az sahip olan erkeklerden daha çekici algılandıklarını belirlenmiştir.

kadınların bir yandan mümkün olduğu kadar çekici olmaları teşvik edilirken, diğer yanda bilişsel yeteneklerini fazla kullanmamaları, güçlü ve sert yapıda olmamaları toplumsal olarak vurgulanmaktadır.

trafik, yardım davranışı, çevre psikolojisi gibi birbirinden değişik alanlarda yapılan araştırmalarda görülen ortak nokta aynıdır. birine bağımlı, boyun eğen, başkalarının fikrine başvuran, çaresiz görünen kadınlar bu özelliklere sahip olmayan kadınlardan daha çekici algılanmaktadır.

bir araştırma örneklendirilirse, aynı kadın denek (fiziki görünümü ve bulunduğu ortam aynı iken) patlayan araba lastiğini değiştirirken iki farklı tutum izlemiştir. birinde güçsüz – çaresiz ne yapacağını bilmez, diğerinde ise kimseden yardım istemeden lastiği değiştiren konumunda olmuştur. güçsüz çaresiz durumdayken, güçlü göründüğü konumdan daha fazla yardım almış ve çekici bulunmuştur. burada algılayanların yetersizlik, güçsüzlüğü kadınsı özellik olarak gördükleri için kadını çekici algıladıklarından söz edilebilir.

erkeklerde ise durum bunun tam tersidir, bağımsız, güçlü, atılgan, sert özelliklere sahip olan erkekler bu özellikleri taşımayanlardan daha çekici algılanmaktadır.

bazı araştırmacılar ise kişilerin çekici algılanmalarında yerine getirdikleri görev türünün ya da meslekteki başarının ne gibi bir rol oynadığını incelemişlerdir. sekreter, hemşire, tezgahtar gibi yardımcı görevlerde çalışan kadınlar çekici olarak algılanırken, erkeksi olarak tanımlanmış yöneticilik, işletmecilik türü görevlerde başarılı olan kadınların daha az kadınsı ve çekici algılandıkları görülmüştür. ayrıca, yöneticilik konumunun kadının algılanan fiziksel çekiciliğini azalttığı, yöneticilik dışındaki bir işin de kadının algılanan çekiciliğini arttırdığı da ortaya konmuştur. söz konusu bulgular özellikle erkeklere uygun olduğu düşünülen mesleklerde başarılı olan kadınların, toplumsal cinsiyetlerine uygun olmayan bir rol içinde olduklarından çekici algılanmayacaklarını gösteren bir nitelik taşımaktadır.

diğer yanda erkekler için durum tam tersidir, kadınlara uygun olduğu düşünülen görevleri yapan erkekler olumlu algılanmazken, erkeksi görev olduğu düşünülen performans, güç, otorite gerektiren veya üst düzey yöneticilik türü görevlerde başarılı erkekler, erkeksi ve çekici olarak değerlendirilmektedir.

kişilerin arkadaşlık ve aşk tercihleri incelendiğinde, erkeklerin fiziksel çekiciliği olan, iyi görünen- giyinen ve kadınlık rollerine uygun kadınları çekici algıladıkları ve arkadaş ya da sevgili olarak tercih ettikleri; kadınların ise mali durumu iyi olan, çevresinde ekonomik sosyal gücü bulunan erkekleri diğerlerinden daha çekici buldukları saptanmıştır.

evlilik tercihlerinde ise, kadınların fiziksel görünümü çok iyi olmayan, iyi gelire ve yüksek eğitime sahip olan erkeklerle evlenmeyi; erkeklerin ise çalıştığı işte kendinden daha düşük konumda olan- daha az para kazanan, az eğitimli kadınlara evlenmeyi tercih ettikleri görülmüştür.

kadınlardan başkalarıyla ilgilenmeleri, duygularını ifade etmeleri, aileye yönelik olmaları gibi özellikler; erkeklerden ise baskın, bağımsız, işe yönelik olma gibi özellikler beklendiğinden, çekicilik algısı da bu yönde işlemektedir. çekicilik algılayanın bakışına bağlı bir kavram olsa da araştırmalarda ortaya çıkan genel sonuç fiziksel özelliklerden çok cinsiyetine uygun rolleri benimseyen kişilerin karşı cins tarafından çekici algılandığını gösterir yöndedir.

bazı kişilerse kadınsı- erkeksi cinsiyet rollerine ilişkin unsurların her ikisine de sahiptirler veya bazı erkekler kadınsı, bazı kadınlar da erkeksi cinsiyet rollerine yönelebilirler.ancak bu tür yönelimi olan kişiler daha çok eşcinsel olarak tanımlanır ve hem kadınlar hem de erkekler tarafından çekici algılanmazlar. bu da kişilerin çekici olarak algılanmaları için toplumsal cinsiyetlerine uygun davranmaları gerektiğini göstermektedir.

konuyla ilgili araştırmacıların ortak görüşü, kişilerin birebir ifadelerinde kadın – erkek ayrımcılığı yapmadıkları ancak kişisel tercihleri söz konusu olduğunda, kişilerin kadınsı erkeksi niteliklerine dikkat ettikleri yönündedir. söz konusu bulgular bir arada incelendiğinde, çekiciliğe ilişkin algılarda-tercihlerde cinsiyet rollerine ilişkin beklentilerin etkili olduğunu işaret etmektedir.


alıntı: uzm.psk. bahar turunç

huseyin uzmez

ulan şöyle 14-15 yaşında bi kız olucak ki! diye hayıflanan şahsiyetsiz şahsiyet.
dinin neresindedir bu ibare bilinmez, kendisi kıçının neresinden uydurur 40 yaş küçük bir kızla evlenmeyi o da bilinmez. (şu anki evliliği böyledir)
vakta-ki derler ve anlatırlar kendi yandaşları, ve onu sırf dinsel tema içinde savunmak için peygamberi örnek gösterirler. ulan züppeler diyesi gelir onu dinleyenlerin, peygamber ırza mı geçmiştir, adı sanı ile peygamberdir. böyle şeylerden arîdir.
üstüne üstlük bok atma senaryoları da ivedilikle hazırlanarak temcit pilavi gibi servise de sunulmuştur. doğan yayın gurubu için yazdıklarından dolayı kendisine komplo kurulmuş-muş. ulan sığır çobanları, eğer 14 lük kızcağıza sarkmadıysa şu anki karısı kendisinden kaç yaş küçüktür? sorun ve yazın bakalım.

kizlari tavlamak icin dini kullanan erkek

günah mı değil mi bilinmez ama bununla ilgili söylenegelmiş bir şiir mevcuttur.

bahar ayında çıkmanın
çıplak kızlara bakmanın
tutupda memeleri sıkmanın
günahı var mıdır hocam

açık saçık giydiyse
kendisi gönül verdiyse
isteyerek yanına geldiyse
günahı yoktur oğul

beni çok istediyse
gelip koynuma girdiyse
kendi rızasıyla verdiyse
günahı var mıdır hocam

sıkı sıkı tutuyorsa
bacağı omuza atıyorsa
altına kendisi yatıyorsa
günahı yoktur oğul

her tarafı görmenin
kaldırıp eline vermenin
sonra içine gömmenin
günahı var mıdır hocam

kızın aklı başındaysa
16-17 yaşındaysa
içine rahat alıyorsa
günahı yoktur oğul

derelerde seller aktıysa
baharda yeller estiyse
zorlanmadan aldıysa
günahı var mıdır hocam

omuzdaki bacak ise
kızın arası sıcak ise
eğer rahat ediyor ise
günahı yoktur oğul

hamamda banyo yapmanın
kızlara saç taratmanın
ağzına verip yalatmanın
günahı var mıdır hocam

malı iyi kavradıysa
ileri geri salladıysa
hocanın payını ayırdıysa
günahı yoktur oğul

meydan sozluk yazarlarinin siirleri

oy hu deyu hu deyu,
yandı yürek su deyu,
kızlar bize bakmıyor,
ibne olmuşlar deyu.

ibrahim pehlivan

önce darıca (1994-2004) ve sonrasında halen gebze belediye başkanlığı yapmaktadır.

belediye başkanı seçildikten sonra etrafındaki parti tayfasıyla şehri lütfen dolaşmış ve sonrasında kendi kabuğuna çekilmiştir.
sokak ve caddeler alabildiğine kazılmış ve öylece bırakılarak halkın kış günlerinde eziyet çekmesi yine kendisi tarafından sağlanmıştır.

asfaltlama dahi yapmayı istemediği sokak ve caddelerinden belli olan başkan, 2006 yılı ortalarında gebze'ye öylesine uğrayan eski bakan sayın abdüllatif şener'in teşrifini duyduğu anda 135 metrelik bir yolu güç bela asfaltlayarak en azından orada oturan halkı istemeyerek sevindirmiştir.
yolların bozuk bırakılması ve kazı çalışmalarının özellikle kış aylarına getirtilmesiyle ün salmış olan ibrahim pehlivan, özellikle oto sanayilerine; gebze içinde seyreden ticari taksi ve diğer tüm 4 tekerlekli taşıtların ön takımlarının hasarlanması ve lastiklerinin bozuk yollar sebebiyle yarılması sonucunda inanılmaz ölçüde katkı sağlamıştır.

sadece belediye başkanlığı ünvanı koltuğunda oturmasıyla ve sünnet, nikah, bayram kutlaması ve bilimum mahalle organizasyonlarına katılmasıyla adını yazdırmıştır.
ek olarak kendi başkanlığı esnasında yapılmasında halk tarafında büyük bir zaruret hissedilen toplu konut projesi hayata geçirilmiştir.

2005 sonlarında gebze' de hayata geçirilen doğalgaz altyapısı da kendi kendine büyükşehir zoruyla cebren gerçekleşen bir gelişmedir.
özellikle beşevler mevkii'ne neden hassasiyet gösterdiği ve 10 santim açık kalan yerleri neden asfaltlattırdığı da ayrı bir soru işaretidir.

kadinlarin johnny depp ile yatmak istemesi

<bkz: #315976">#315976>

fazil say

modacı cemil ipekçi ki kendisinden böyle bir tepki geleceği şüphe götürürdü ama fazıl dan bile duyarlı.
http://www.haberturk.com/...9&cat=200&dt=2007/12/16
ünlü fotoğrafçı ara güler açmış ağzını yummuş gözünü:
http://onpunto.com/...=serdardevrim&cıd=93303
demiş.
yuh sana fazıl, br resepsiyona çağrılmadın diye bu kadar kapris yapılmaz ki!

kukularin prensesi

<bkz: olsa da yesek>

yaran youtube videolari

http://haber.mynet.com/...om/hv/esseksakasi65.wmv

<bkz: eşşek şakasında son nokta>

orgazm taklidi yapan kadinlar

pırt diye erkenden boşalanların kadınlara yaşattığı hadise.
<bkz: geç boşal orgazmın yakışıklı olsun>

no man no cry

genel olarak sevgililerini küçük büyük kategorisine almadan direk muhallebici'de buluşmaya ikna eden bir tip gibi görünmekle beraber bakışmadan öte gitmeyen tipleri seven biri gibi duruyor. öpüşmekten şiddetle nefret eden bir yapı içine girdiğini de #761567 nolu entrysinden anlıyoruz.
<bkz: colgate reklam kızı>

8 aralik 2007 fenerbahce galatasaray maci

2-1 bitecek maç gibi duruyor.

kufurlu atasozleri

taşak 40 a kadar sike yataklık, 40 tan sonra göte kapaklık yaparmış.

yaran itiraflar

taro, erkek , 32 , ankara
şaşkın ergen
ergenliğe yeni adım attığım zamanlar. masturbasyonun ne olduğunu tam olarak keşfedeli daha 1-2 hafta olmuştu sanırım. bir gün bir yerden ele geçirdiğim, dönemin gariban penthouse'u sayılan bir gazeteyle tuvalete girmiştim. tam işin ortasında pat diye kapı açıldı ve babam içeri daldı. ben o an ne yapacağımı şaşırmış hem üstümü toplamaya hem de gazeteyi saklamaya çalışırken bir yandan da "insana sı...ken de mi rahat yok!" diye feryat ediyordum. kapıyı kapatıp dışarı çıkan babamdan gelen cevap çok netti: "sı....caksan klozetin kapağını kaldır önce pe.....nk!"

sevgilim var ama seni de istiyorum

esasen böyle bir düşüncede olan erkeğin içsel nidası şöyle bir çağrışım içindedir.

- bak hayatım seni de seviyorum,
- iyi ama senin sevgilin vaar,
- tamam biliyorum, ama o bazen regl oluyor,
- ee bende oluyorum,
- iyi de o arada seninle idare ederim diye düşündüydüm,
- paat küüt cranks.

yap da gotunu goreyim

klişeleşmiş ve en baba gaz verme cümlesi olmasıyla dillere pelesenk olmuş cümledir. aslında götçü veya stajyer götçü bünyenin "ulan bi ford yapsak veya görsek" diye iç geçirmesi esnasında bahse giren birini yakalayıp olayı gerçekleştirmesiyle hayat bulur.

örn:
- olm ben boğaz köprüsünün aynısını yaparım
- hadi leyyn yapta götünü göreyim.

ilk bulusmada opusen cift

bazen ne öpüşmesi yahu amına bile korum diyerek buluşmaya gidenler de vardır.